Bu makale, iktidar partisi milletvekillerinin tutumlarını ve yargı sistemindeki çifte standartları sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, terör örgütü üyelerine ve suçlulara sağlanan toleransı, muhalif isimlerin hapishanelerde karşılaştığı insani dramlarla kıyaslayarak anlatmaktadır. Özellikle sağlık sorunları yaşayan mahkumların durumuna dikkat çekilerek, geçmişte hayatını kaybeden Kuddusi Okkır örneği üzerinden adaletsizliğe vurgu yapılmaktadır. Meclis içerisindeki siyasi söylemlerin tutarsızlığına değinilirken, toplumsal kutuplaşmanın ve ayrımcı dilin tehlikelerine işaret edilmektedir. Nihayetinde belge, hukukun tarafsızlığı ve cezaevlerindeki hasta tutukluların yaşadığı hak ihlalleri konusunda ciddi bir uyarı niteliği taşımaktadır.
