Dr. Alper Sezener’e göre modern iş dünyası; verimlilik, performans ve liderlik dogmalarına dayalı seküler bir inanç sistemi gibi işlemektedir. Sahadan kopuk akademisyenler ve insan kaynakları profesyonelleri tarafından üretilen bu düzen, "sinerji" ve "çevik dönüşüm" gibi sofistike jargonlarla gerçek bilgiyi değersizleştirip insanı birer "nesneye" veya "Excel hücresine" indirger. MBA programları ve yönetim literatürü, krizlerin insani ağırlığını taşımamış, empati yoksunu modeller sunarak bir başarı simülasyonu yaratır. "Kurum kültürü" ve "esenlik" gibi kavramlar ise çalışan kimliğini şirket hedeflerine rehin bırakan estetik birer gözetim aracıdır. Yazara göre gerçek liderlik, kâğıt üzerindeki stratejiler değil, kriz anındaki insani sorumluluk ve sahici temastır.
