Türkiye’de yıllardır farklı ideolojiler uğruna fedakârlık yapan milyonlarca insan, siyasi figürlerin samimiyetsizliği ve ilkesizliği nedeniyle kendisini öksüz ve yetim hissetmektedir. Birçok siyasetçi, inandıkları değerleri sömürgeci odakların çıkarları için kullanmakta, toplumu kutuplaştırarak Anadolu’yu fikren ve fiziken parçalamaktadır. Özellikle Atatürk ilke ve devrimlerinden kopuş, bölücü unsurlara verilen tavizler ve dış mihraklarla kurulan karanlık ilişkiler ülkeyi “kaht-ı rical” (devlet adamı kıtlığı) dönemine sürüklemiştir. Ancak halk, bu çıkarcı yapılara mecbur değildir. Gerçek kültürel değerlerimiz ve Atatürk’ün rehberliği, Türkiye’yi bu dağınıklıktan kurtarıp bütünleştirmeye fazlasıyla yeterlidir.
