H. Nurcan Yazıcı’nın kaleme aldığı metin, günümüz televizyon programlarının Anadolu’nun zengin yemek kültürünü ve kadın imajını nasıl yozlaştırdığını ele almaktadır. Geleneksel olarak paylaşmayı ve bereketi temsil eden yemek kültürü, artık reyting uğruna kurgulanmış kavgaların ve yapay gerilimlerin gölgesinde kalmıştır. Yemeklerin tadından ziyade bağırışmaların ön plana çıktığı bu programlar, kadını üretken ve bilge bir figür olmaktan çıkarıp, birbirine düşman edilen bir eğlence unsuruna dönüştürmektedir. Bu durum, toplumsal saygıyı zedeleyerek şiddeti ve tahammülsüzlüğü normalleştirmektedir. Sonuç olarak, ekranlardaki bu gürültülü yozlaşmanın toplumsal iletişimi zehirlediği ve kadın emeğini değersizleştirdiği vurgulanmaktadır.
