Roza Kurban’ın köşe yazısı, Rusya Federasyonu içindeki etnik azınlıkların ve dillerinin maruz kaldığı sistematik Ruslaştırma politikalarını eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, Çarlık döneminden günümüze kadar uzanan süreçte, özellikle Putin iktidarıyla birlikte ana dilde eğitimin yasal düzenlemelerle nasıl kısıtlandığını ve dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını vurgulamaktadır. Kazan Tatarları örneği üzerinden, dillerin "mutfak dili" seviyesine indirgenerek toplumsal hayattan dışlanması ve halkın etnik parçalanmaya maruz bırakılması anlatılmaktadır. Metne göre, eğitim sistemindeki değişiklikler ve nüfus sayımlarındaki stratejik hamleler, azınlıkların milli kimliklerini ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Sonuç olarak, dilin bir milletin varlığı için taşıdığı hayati önem hatırlatılarak, bu asimilasyon politikalarına karşı gösterilen direncin kararlılığı ifade edilmektedir.
