Erol Sunat, kaleme aldığı bu yazısında Ramazan ayının vedasını derin bir yalnızlık ve ekonomik sıkıntı penceresinden anlatmaktadır. Yazar, manevi iklimin huzurundan ziyade halkın maruz kaldığı enflasyonun yıkıcı etkilerine ve alım gücünün tükenmesine odaklanmaktadır. Emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirlilerin geçim derdiyle boğuşurken bayram sevincinden mahrum kaldıkları vurgulanmaktadır. Toplumsal bir duyarsızlık ve yabancılaşmanın hâkim olduğunu belirten Sunat, yükselen kira fiyatları ve hayat pahalılığı karşısında insanların kendi içine kapandığını ifade etmektedir. Metin genelinde, mübarek günlerin gölgesinde kalan geçim mücadelesi hüzünlü ve sitemkâr bir üslupla dile getirilmektedir.
