A. Yağmur Tunalı’nın kaleme aldığı bu yazı, Türk diplomasisinde yetişmiş, birikimli devlet adamlarını niteleyen "monşer" kavramının tarihsel gelişimini ve toplumsal algısını incelemektedir. Yazara göre bu terim, Tanzimat döneminden itibaren yenileşme hareketlerine karşı çıkanların bir yaftalaması olarak doğmuş, ancak zamanla hariciye teşkilatının nitelikli yüzünü temsil eder hale gelmiştir. Günümüzde bu ifadenin bir hakaret ve dışlama aracı olarak kullanılmasının, devletin kurumsal hafızasına ve diplomatik tecrübesine ciddi zararlar verdiği savunulmaktadır. Özellikle kritik bölgelerdeki dış politika yönetiminde, bu eğitimli kadroların bilgi ve deneyimine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, liyakatli diplomatların kenara itilmesinin milli çıkarlar açısından yaratabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çekerek bu değerlere sahip çıkılması gerektiğini hatırlatmaktadır.
