Dr. Alper Sezener tarafından kaleme alınan bu köşe yazısı, iktidar, sansür ve kötülük temalarını merkezine alan iki güncel sinema yapıtını karşılaştırmalı bir perspektifle inceliyor. İlk olarak, Mihail Bulgakov’un kült eserinden uyarlanan Usta ile Margarita filmi üzerinden, sanatın baskıcı rejimler karşısındaki direnişi ve adaletin fantastik bir düzlemde tecellisi ele alınıyor. Ardından, Nazi doktoru Josef Mengele’nin savaş sonrası kaçışını anlatan Josef Mengele’nin Kayboluşu filmiyle, gerçek dünyada kötülüğün cezasız kalabildiği ve sistemlerin canavarları nasıl koruduğu gerçeği vurgulanıyor. Yazar, her iki filmde de başrolü üstlenen August Diehl’in oyunculuk performanslarını ve yönetmenlerin estetik tercihlerini analiz ederek toplumsal hafızanın işleyişine dikkat çekiyor. Sonuç olarak kaynak, geçmişin karanlık izlerinin günümüzün politik ve sanatsal atmosferinde nasıl yankı bulduğunu zarif bir dille özetliyor.
