Ankara kulislerinde son dönemde yaÅŸanan geliÅŸmeler, Türkiye’de siyasetin rotasının ekonomik sorunlardan ziyade yargı koridorlarına ve hukuki tartışmalara kaydığını göstermektedir. Özellikle muhalefet partileri içindeki kurultay iptalleri ve hukuki müdahaleler, siyasetin demokratik zemininden koparak mahkeme kararlarıyla ÅŸekillendiÄŸi yönündeki endiÅŸeleri artırmaktadır. İYİ Parti ve Zafer Partisi gibi aktörlerin milliyetçi-cumhuriyetçi bir barikat kurma çabaları, yaklaÅŸan siyasi saflaÅŸmanın ve olası bir erken seçim atmosferinin habercisi olarak yorumlanmaktadır. Metin, iktidarın muhalefeti hukuki süreçlerle meÅŸgul ederek psikolojik üstünlük kurmaya çalıştığını ve siyasetin merkezinin sandıktan dosyalara taşındığını vurgulamaktadır. Bu durum, Türkiye'nin yeni bir siyasi türbülansa girdiÄŸinin ve demokratik meÅŸruiyet tartışmalarının derinleÅŸeceÄŸinin iÅŸareti olarak deÄŸerlendirilmektedir. Sonuç olarak, ülkenin geleceÄŸinin artık meydanlardaki söylemlerden çok yargı mercilerinin vereceÄŸi kararlarla belirleneceÄŸi bir döneme girildiÄŸi öngörülmektedir.
